Y
Yoldaş ZORLU
01 Apr 2026 • 11 okuma

KENDİ DİLİMİZDEN SÜZÜLSÜN DİYE TÜRKÜLERİMİZ…

 Çocukluğumun yedi yaşında, dilimin yüreğimden tek ritimde aktığı, dedemin ayaklarıyla güreştiğim ve soyduğu elma kabuğuna talim ettiğim zamanlardı. Başka dünyaları tanımak bir yana, görünen dağın ardını zihnimde masallaştırdığım vakitlerdi. Annemin keçel masallarını o görünen dağın ardında yaşanıyormuş inancı ile yorumlar ve hep bir hüzün ile bakardım o yöne. Hüznümü yüreğimden dilime akıtır, bir türkü olur yele karışırdım. Bazen bir serçe, bazen bir kırlangıç yüreğinde demlenir, anamın babamın ömürlerine ömürler dilerdim. İklimimde binlerce mevsim ve sayısız renk vardı. Gökyüzünden bulutlar çeker suyuna şeker eklerdim ki tatlı yağsın ömrümüze diye. Bazense içine gizlenir tanrısal uykulara dalardım. Uykularımın düşlerine bildiğim tüm âlemleri ekler ve her bir cana, usanmadan ‘‘merhaba’’ derdim bildiğim tek dille. Düşümde Dilimi bilmeyen yoktu. Her canlı benim dilimden konuşurdu. Belki de onlar benim yüreğime aktıkça dilime dönüşüyordu sesleri. Hep birlikte bütün güzelliklerin ahengi ile türkü söyler, kimi zaman ağlar, kimi zamansa gülerdik. Ama bütün türkülerin sonunda hep huzur bulur ve yüklerimizden arınırdık.

– Sonra büyüdük ve büyüdükçe masallarımızın dokunulmazlığı kalktı. Korkunç lavları değdi dilimize zalim dillerin. Yüreklerden akan saf sesler çatallaştı ve çocukluk düşlerindeki tüm renkler soldu. Dilimize yabancılaştık ve sesimiz ile olan dostça uyumumuzu yitirdik. Oysaki biz tüm dillerin hep bir yürekten tek ses olup akmasını ne çok severdik.

– Dilimizden yaralanmış ve sesimiz burukken, uzaktan, ta Almanya’dan yüreklerini dillerinde bütünleştirmiş dostlarımız bir nefes olup Kırmancki (Zazaca) türküler yakıp kulaklarımızda esmeye niyetlenmişler. Diyorlar ki; her dil doğduğu yürekten nefes alır. Şayet yürek başka dile boyun eğerse o vakit kendi dilimiz soluksuz kalır ve zamanla ölür. Dilimiz ölmesin, yüreğimiz Kırmancki (Zazaca) süzülüp sesimizi yele versin diye bir araya gelip türkü söyleyeceğiz. Biliyoruz ki herkes en güzel türküyü kendi dilinde söyler. Neslimiz gelecekte de dilinin varlığını sürdürebilsin diye bir katkıda bizden olsun. Belirlediğimiz türküleri albüm haline getirip sizlere de ulaştırmak istiyoruz. Dilimiz ile birlikte kaybolmaya yüz tutmuş kültürümüzü yaşatmak için çeşitli projeler gerçekleştirerek, gençlerimizi kendi kültürlerine yabancılaşmaktan uzaklaştırmak ve bu projelere dâhil etmek istiyoruz. Çıkaracağımız albümü satarak bu tür projelere finans yaratmak niyetindeyiz. Albümden elde edilecek bir miktar parayı köy evi projesine, bir miktarını ise diğer projelere aktarcağız. Biliyoruz ki fikrimiz birdir, tıpkı özümüz gibi.

– Ben bu projeyi duyunca inanınki çok sevindim. Zamanın hükmüne yenik düşmemek için bu çabayı çok anlamlı buluyor ve yürekten destekliyorum. Kim bilir? Belki bu ve benzeri çabalar sonucunda her çocuk kendi dilinde masallar dinler.

YOLDAŞ ZORLU