DERSİM’DEN ESEN NEFES
Yanındakinin omuzlarına baş koyup gözlerini usulca yumar.Gözlerinin perdesine ak güvercin gövdesi düşer,umut doğar o an zafere dair.Omuzunda baş olansa sinesinde sancıyı bal eylerde yüreğine taş basar,daha dün nice yiğit düşmedi mi saçlarının herbir telinden kopar gibi al kanlar içinde?Bir diyardırki ejderha yuvası,bir dünyadırki kahpe kalesi.Adı Ali, namı Şer olana mapushane olmak ister.
-Ak kara sakallı ermiş değilmidir yoldaş’ı? Ardında gölge, yanında değnek,elinde kılıç.Bir öfkedir salınır soluklarında,yüzyılların zulmünü sirkelemek istercesine aceleci,ama insanı incitmekten sakınmak içinde birokadar sabırlı.Yenilgiler gördülerde silinmediler kendilerinden,yitip gitmek olamazdı kendilerinden ya, ancak ihanet kemirgeni nasıl bir başağrısıydı?
-Sular içmek gerekti munzur gözelerinden,bedene terbiye lazımdı soğuk sularında…sonra…cenk olmalıydı akıllı başın akıl meydanında.Dövüşmek şarttı yılların kirine karşı.
-Öylesine uzun ve derin,yemyeşil bir güzellik larç deresi.Ana zarife’nin saçları salınır vadiden.Genç kızların ve erkeklerin yarınları salınır boşlukta.
-Her umut’a is yapmak yakışır ya iblise,kellesine dokunur Ali Şer’in taş kesen kıl yaran kılıcıyla.Biliyorduki baş önce alınmalıydı.Hain dilini uzattı Seyit’e,Seyit bu insan sevgisiyle aydınlanmış,Kandı tatlı dile, bindi ak güvercin kanadına aldı biryol yağlı urgana doğru.Harpet o gün gördü bir yiğidin göçünü en direngen haliyle.Kaç insan gözü değdi o gün o kararlı gözlere?Yaşam diz çökmüyordu işte.
-Hainlik değilmidir o günlerden bu güne bizi bizden eden?Onursuzluk değilmidir insanın insan etini yemesine sebep olan?Ah darağaçlarında yitip giden Seyit, bize gölgenden ihsan eyle.
Yorumlar