ALİ BIRA
Isırgan otu bu kez çok derinden yaktı
Hani ellerimize değil,
Hani kollarımıza değil,
Ali bıra tenimize hiç değil
Isırgan otu yüreğimizi yaktı
En beterinden
Taaaa derininden
Bu kez ısırgan senin elinden Alim
Yüreğimizi yaktı
Ciğerimizi dağladı
Ekmek bulamayan şereflilerin hepsi,
Sel oldular Alim.
Sana aktılar
Hepsi cadde idiler, hepsi sokaktılar.
Ses vermeyen resmine öylece baktılar.
Neydi bu sessizlik Ali bıra
Oyun oynamanın sırası mı?
Neydi bu kaçıp gitmeler
Ali diyene sessiz kalmalar.
Bu şaka mıydı gül yüzlü çocuk.
***
Eyyy güzel Alim
Bağlamanın teli olsam
Olsam da eline gelsem
Dilin ne söyler bunu bilsem
Bilsem de geriye dönsem
Binlere onbinlere yüzbinlere
Sesinden bir selam salsam Alim.
Kelebekler güzel olur nazlı olur
Kanat çırpar göz eder menekşeye
Konduğu dala yük olmaz rüzgar misali
Bin bir rengi ile göz alır,
Nedense ömrü az olur can Alim.
Oturduğumuz masa sensiz eksik kaldı
Gırtlağındaki tınıya hasret beklerken,
Acıyı tez içirdiler güzel Alim.
Yine oradaydı bir kaçı
Şerefin bulamadığı ekmeği
Çokça bulan şerefsizler
Ama seslerini kestik güzel Alim
Seni seven yüzbinlerle…
Pir sultanlara şeyh Bedrettinlere selam ettik.
Kürt idik, Laz idik, Alevi idik
Ama bir tek şarkımız vardı güzel Alim….
***
Alim Alim benim Ey…nazlı Alim
Bir eli semahta biri sazlı Alim
Düzene isyandın Banazlı Alim
Türküler susarmı ah..nazlı Alim
Selam saldım sabah olmadı
Bekledim bekledim Alim gelmedi
Nasıl sabredem takat kalmadı
Erken gitin hiç olmadı
Alim Alim nazlı Alim
Bahara az kaldı güleç yüzlü çocuk
Nergizlere can olacaksın
Nereye baksam orda güleceksin
Dokunacağım ellerimle incitmeden
Şarkılar söyleyeceksin inadına
Türküler, Stranlar susar mı? Güzel Alim
13 Ocak 2011
Fırat Güneş
Yorumlar